Mutluyum camın önüne koyduğum dört lalem çiçek açıyor :) Ama makinem yok çekemiyorum fotoğraflarını :)Sanırım fotoğraf makinemi yaptırmıycaz, yerine yenisini alıcaz. Çünkü servisine götürdük biraz fazla ücret talep ettiler. Eşimde onun yerine üstüne para koyup yenisini alırız dedi :)
Yaz tatili için rezervasyonlarımızı yaptırdık. Benim çok sevdiğim bir yere gidicez inşallah. Sonrası da ramazan ayı zaten.Tatilden önce de anneannemize gidip bir ay kalıcaz. Yaz mevsiminden (sıcaklar yüzünden ve kararmak istemediğimden) pek hazzetmeyen ben bakalım bu yazı nasıl geçiricez.
18 Mart 2010 Perşembe
17 Mart 2010 Çarşamba
Olmadık İşler Peşinde :))))
Bu bloga bayıldım. O kadar güzel anlatmış ki blog alemini. Özellikle şunlara çok güldüm.
Bir Blogger'ın Anatomisi-15
Bir bloggerin anatomisi-14
Bir bloggerin anatomisi-12
Bir bloggerin anatomisi-9
Bir bloggerin anatomisi-7
Bir Blogger'ın Anatomisi-15
Bir bloggerin anatomisi-14
Bir bloggerin anatomisi-12
Bir bloggerin anatomisi-9
Bir bloggerin anatomisi-7
15 Mart 2010 Pazartesi
Yalancı Bahar:))
Kışı çok seven ben. Sıkıldım artık kıştan. Bahar gelsin istiyorum bir an önce. Boğaz turuna gidelim Büyükadaya gidelim, piknik yapalım. Ben her bahar böyle olurum herkes gibi. İlkbaharı çoook severim baharda doğduğumdan mıdır nedir?
Bugün güneşe aldanıp yine, bisikletini çıkarıp, Kaan'ı parka götürdüm ama hava çok soğuktu.Güneş çok güzeldi. Kaan olmasaydı parkta ki deniz manzaralı bankta oturup denizi seyretmeyi çok isterdim. Ama Kaan vardı ve o banklar doluydu:((
Eve geldim Kaan' ı yatırdım, sütlü capuccinomu içip blogları dolaştım. Sonra bloguma baktım. Nerdeyse bir ay olucak yazmayalı. Dedim ya foto olmayınca canım yazmak istemiyor. İnşallah bir dahaki postum bol resimli olur.
Bugün güneşe aldanıp yine, bisikletini çıkarıp, Kaan'ı parka götürdüm ama hava çok soğuktu.Güneş çok güzeldi. Kaan olmasaydı parkta ki deniz manzaralı bankta oturup denizi seyretmeyi çok isterdim. Ama Kaan vardı ve o banklar doluydu:((
Eve geldim Kaan' ı yatırdım, sütlü capuccinomu içip blogları dolaştım. Sonra bloguma baktım. Nerdeyse bir ay olucak yazmayalı. Dedim ya foto olmayınca canım yazmak istemiyor. İnşallah bir dahaki postum bol resimli olur.
Fotoğraf makinemiz hala bozuk. Çünkü servisine bile göndermedik. Bugün eşim arayıp servisin bize çok yakın olduğunu söyleyince kızdım hem kendime hem eşime. Fotoğraf olmayınca canım bloga yazmak hiç istemiyor.
En son postta GS-Atletico Madrid maçına gideceğimizi yazmıştım. O maça gittik. Kaan hediye formasını, oyuncağını aldı, baya eğlendi oynadı zıpladı, tam maça çıkmak üzereyken bizden ayrıldığı için ağlayıp maça çıkmadı. Bizde dayanamayıp aldık yedekte bir sürü çocuk vardı zaten. Onlardan biri Kaan'ın yerine çıktı.
Bizim için baya farklı bir gündü. Oğlumla bize ayrılan bölümde bulduk yerlerimizi.Bu arada eşimin kombinesi olduğu için bizden ayrıldı. Kaan sanırım hiç babasına çekmemiş bu konuda ya da daha küçük pek farkında değil olayların. Futbolcular sahaya ilk çıktıklarında ellerinde çocuklarla, bak arkadaşların orda dedim dediğime pişman oldum. Bu defa tutturdu arkadaşlarımın yanına gidicem diye. Allahtan çocuklar kısa bir yürüyüşten sonra yanımıza geldilerde kurtuldum bende gidicem muhabbetinden. Maç başladı önce şaşkın şaşkın etrafını izledi. Sonra sıkılmaya başladı, sonra uykusu geldi, sonra vs vs.... En sonunda uyudu bende yukarıya cafe bölümüne çıktım. orda zaten büyük lcd'ler var ordan seyrettim biraz. Kaan zaten uyandı hemen.
Her ne kadar futbol sevmesemde yinede eğlenceli geçti. Eşime birazcık (ama birazcık) hak verdim. İnsanlar hakikaten çok eğleniyorlar ve stres atıyorlar. Hele birde tuttukları takımlar kazanıyorlarsa değmeyin keyiflerine. Mesela eşim dün yine maçtaydı. GS kazanınca dün eve pek bir mutlu mesut döndü :))
Geçiyorum en keyifsiz bölüme... Mine'nin fotoğraf makinesini almıştım Kaan Bey'i çekmek için. Çokta güzel fotolar çektim ama..... Hepsi gitti. O kadar çok üzüldüm ki. Benim laptopta virüs varmış karta geçmiş bütün resimleri silmiş falan filan. Umarım TTnet çocuktan resimler çıkarda oradan alırız birkaç foto.
En son postta GS-Atletico Madrid maçına gideceğimizi yazmıştım. O maça gittik. Kaan hediye formasını, oyuncağını aldı, baya eğlendi oynadı zıpladı, tam maça çıkmak üzereyken bizden ayrıldığı için ağlayıp maça çıkmadı. Bizde dayanamayıp aldık yedekte bir sürü çocuk vardı zaten. Onlardan biri Kaan'ın yerine çıktı.
Bizim için baya farklı bir gündü. Oğlumla bize ayrılan bölümde bulduk yerlerimizi.Bu arada eşimin kombinesi olduğu için bizden ayrıldı. Kaan sanırım hiç babasına çekmemiş bu konuda ya da daha küçük pek farkında değil olayların. Futbolcular sahaya ilk çıktıklarında ellerinde çocuklarla, bak arkadaşların orda dedim dediğime pişman oldum. Bu defa tutturdu arkadaşlarımın yanına gidicem diye. Allahtan çocuklar kısa bir yürüyüşten sonra yanımıza geldilerde kurtuldum bende gidicem muhabbetinden. Maç başladı önce şaşkın şaşkın etrafını izledi. Sonra sıkılmaya başladı, sonra uykusu geldi, sonra vs vs.... En sonunda uyudu bende yukarıya cafe bölümüne çıktım. orda zaten büyük lcd'ler var ordan seyrettim biraz. Kaan zaten uyandı hemen.
Her ne kadar futbol sevmesemde yinede eğlenceli geçti. Eşime birazcık (ama birazcık) hak verdim. İnsanlar hakikaten çok eğleniyorlar ve stres atıyorlar. Hele birde tuttukları takımlar kazanıyorlarsa değmeyin keyiflerine. Mesela eşim dün yine maçtaydı. GS kazanınca dün eve pek bir mutlu mesut döndü :))
Geçiyorum en keyifsiz bölüme... Mine'nin fotoğraf makinesini almıştım Kaan Bey'i çekmek için. Çokta güzel fotolar çektim ama..... Hepsi gitti. O kadar çok üzüldüm ki. Benim laptopta virüs varmış karta geçmiş bütün resimleri silmiş falan filan. Umarım TTnet çocuktan resimler çıkarda oradan alırız birkaç foto.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
