Kaan'ımız

Lilypie Fourth Birthday tickers
Kaan Anlatıyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaan Anlatıyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2010 Perşembe

Disney- On- Ice

 Geçen hafta cuma günü Disney On Ice 'a gittik. Kaan Bey'e sürprizimiz buydu. Zaten Mickey Mouse hayranı. Evde genelde Disney kanalı açık. Nereye gideceğimizi anlatınca  sabredemedi her zamanki gibi. Gitmeden önce Cevahir'e uğradık, yemek yedik, nasıl yediğimizi bilmeden. Çünkü Kaan sağolsun O'na bir şey söyledik mi tamam hemen o dediği şey olmalı, hemen yapılmalı, hemen gidilmeli vs. Neyse Kaan'ın ağlamalarına  ısrarlarına daha fazla dayanamadan soluğu Abdi ipekçi'de aldık:)

Onları görünce ne mi yaptı? Önce kısa süreli bir şaşkınlık, sonra gözünü kırpmadan izleyiş ve tabi bu arada bitmek bilmeyen istekler. Önce Mickey Mouse şapkalı pamuk şeker, sonra Donald'lı patlamış mısır, cips. Zararlı olan ne varsa istedi, aldık :( Bizde evde DVD seyrederken abur cubur yemiyor muyuz? Çocukların böyle bir hakkı yok mu? Üstelik etraf tüm bu zararlı şeyleri yiyen çocuk kaynıyorken :) Vicdanımı biraz rahatlattım sanırım. Çocuğum bir yandan gözünü kırpmadan gösteriyi izleyip, bir yandan büyük bir iştahla patlamış mısırlarını yerken çok mutluydu n'apalım.

Onları gördükten sonra günlerimiz? Her gün patlamış mısır istiyor atmaya kıyamadığı Donald'lı kutusunda. Mickey Mouse şapka hep yanımızda. Birde sürekli çantasına bir şeyler koyma derdinde, bi daha Disney'e giderse götürecekleri. Çantası hazır bekliyor Eylül'ü. Yumurcak'ta hala reklemları dönüyor Disney'in. Kaan'da anne bak eylülde geliyorlar diyor her seferinde. Disney şu anda Ankara'da. Kaan'ın aklı hala disneyde:)) Geçenlerde Ankara'daki kuzeni Umut Abi'sine Disney'i anlattı. Sende git dedi. Dün akşamda dedesine anlattı. O'na da gitmesini önerdi. İşte böyleyiz bu günlerde. Kalbimizde ve dilimizde hep Disney :)) Ha unutmadan yüzümüzüde boyuyoruz, Disney'deki ablaların yaptığı gibi :)











Fotoğraf makinem artık büyük olduğu için heryere götüremiyorum. Eskiden küçük olduğu için atardım çantaya ben nereye o oraya. Makinemin yanımda olmadığı zamanlar cep telefonumdan çekiyorum artık.

21 Eylül 2010 Salı

Birinin başı dertte :)))

Annesinin yanında bir yandan boyama kikabını (kitabını ) boyarken, bir yandan her zamanki gibi radarlar açık, polis arabasının sesini duydu. Ve bombayı patlattı.
-Biyinin başı deytte :)))
Bu zamane çocukları pek bir alem..



****Grip sezonunu açmış bulunmaktayım. Bakalım bu sene kaç defa grip olucam.

10 Ağustos 2010 Salı


Ananem, teyzem gitti çoktan bugünde dedem gitti . Dedem gideyken Hayun Abime  bi oncaak daha göndeydim yine bi poşete koyayak:) Dedemin biletini makasla kesmiştim gitmesin diye ama yine gitti. Arkasından ağladım ama annem donduymalayı gösteyince hemen sustum.
 Ankara'dan Handan Halam'lar, Almanya'dan da Nimet teyzem geldi. Şimdi hep onlayla geziyoyus. Umut Abimi ve Çağla Ablamı çok seviyoyum. Handan halama da sen benim halam mısın diyip duyuyoyum.

 Esra Teyzem doğum yaptı, Duru Bebek dün geldi. Ben O'na çok sevdiğim aakılı botlayımı veydim. Duyu'da bana geliyken oyuncak getiymiş. Çukotalayından tam üç tane kaçıydım hastanede. Bloğa fazla giyemiyoyuz çünkü hep geziyoyuz.  

19 Mart 2009 Perşembe

İşte bu bizim yeni çadırımız. İçinde neler yapmıyoruzki. Oyunlar oynuyoruz, yemekler yiyoruz, hatta içine yastık koyup uyuyomuş gibi yapıyoruz. Ben öyle uyumayı çok seven, her yerde uyuyan bir çocuk değilim, bilenler bilir. Unutmadan söyliyeyim bu çadır bana dedemden hediye. Çok teşekkürler dedecim eğer bize gelirsen çadırıma uğramadan geçme:)))








Eve kim gelirse gelsin onu hemen çadırıma davet ediyorum. İşte bu Sezgi Amcam o bile girebildi çadırıma.

Burda çadırım yeni gelmişti, ben çok hastaydım. Yasemin anneanem ki ben ona kısaca nenne diyorum o bile girdi çadırıma:) Beraberce oynadık ama benim tadım hiç yoktu. Zaten yarım saat sonra beni yine doktora götürdüler:(( O kadar çok ağladımki, en son uçağa bindiğimde bu kadar ağlamıştım:(


Bahar gelsin istiyorum artık arabayla dolaşmak, sahilde bisiklete binmek, babamla top oynamak, annemle hergün parka gitmek....

Annemle uzun zamandır foto çektirmemiştik. Aramızda kalsın ama babam fotoğraf çekme konusunda hiçte iyi değil:)))

Geçen gün babam bana jelibon almış. Ne ki şindi bu dedim? Yanağıma yapıştırdım. Zaten annem şeker ve çikolata yememi hiç istemiyor. Niye ki anlamadım. Zaten sevmem ben öle şeyler..


Annem ben uyurken ellerimin fotosunu çekmiş. Biraz büyük mü ki ellerim? Hııımmm galiba :)

30 Ocak 2009 Cuma

Anneannemler 2 :))

Herkese merhabalar, işte yine ben geldim. Size anlatıcaklarım bitmedi. İşte meraklı ben... Ananemlerde sürekli pencerenin önündeydim. Önce sehpaya ordanda hooooop camın önüne:) Ananemlerin evinin arka tarafında bir okul var ve çocuklar sürekli top oynuyorlar.
Bende onlara bakıp el sallıyorum onlar beni görmeselerde...

Her yere hooop diye çıkıyorum.

Herşeyi merak edip, herşeyle oynamak istiyorum.

Oynadığım şeyi kimse elimden çekip almıyorsa çok mutlu oluyorum. Mutlu olduğum zamanlarda kimin kucağındaysam onu mutlaka öpüyorum:)


İşte yine ata biniyorum. Harun Abimde yok çok rahatım:)

Daha önce anlatmışmıydım size müzik en sevdiğim şeylerden biri. Müzik dinlemeye dansetmeye bayılıyorum. Burdada davul çalarken görüyorsunuz beni.

Dedem beni çikolataya alıştırdı. Annem bana pek çikolata vermiyordu. Sağolsun dedem sayesinde midem çikolataya doydu. Dedem her akşam bana ve Harun'a hani şu içinden oyuncaklar çıkan yumurtalar var ya onlardan getiriyordu. Hatta ben Harunun yumurtasınıda almak istiyordum ki bu da aramızda küçük bir savaş çıkmasına neden oluyordu.

Bilin bakalım bu örümcek adamın içinde kim var? Tabiki Harun. Bazen beni korkutmaya çalışıyordu. Bende dolabın içine saklanıyordum:)

Bu şeker bebişte Mehmet Çağatay. Annem ona sert erkek diyor:) Yaza bize gelicekler ve o zaman daha iyi oynuycaz onunla. Bugünlük yine benden bu kadar. Bay bay...

27 Ocak 2009 Salı

Anneannemler 1 :)

Çok uzun zaman oldu sizlerle görüşmeyeli. Ne kadar büyümüşüm di mi:) Boyum biraz uzamış ve biraz zayıflamışım, öyle diyorlar. Ama göbişim hala var. Bütün gün ayakta koşuşturuyorum ama bir türlü eritemedim şu göbişi. Neyse bakın ben neler yaptım.Ben size anlatıcam bugün:) Önce Harun abimle paylaşamadığımız atı tanıştırayım size. Adını unuttum ama neyse. Şimdi burda ata binmeye çalışıyorum. Anne sen sakın karışma bu defa ben binicem ata.
Önce biraz sevelimde atmasın bizi üstünden.

Cici cici cici.......


Bir yerde bir hata yaptım galiba:(((

Neyse hazır Harun Abim burda yokken akülü arabasına biniyim bari.


Annecim böylede çek beni.

Bide kapşonumu takıyımda öyle poz veriyim.

Şimdi nasılım?

Peki ya şimdi:))


Karışmayın şimdi bana ben kendim binmeye çalışıcam.

O taraftan daha rahat binerim heralde.

Birşeyi yaparken zorlanırsam ister istemez dilim dışarı çıkıyor. Anne sakın çekme:((

Az kaldı birazdan oturucam.


Ha ha ha başardım:))))

Şimdi yine biraz yaramazlık yapalım. En sevdiğim mekan koltukların üstü. Bayılıyorum ordan hoppa yapmaya:)




Burda ne kadarda usluyum di mi? Ayrıca çok cool hahaa:)


Saçlarım biraz fazla uzadı babişim kestirmek istemiyor saçlarımı.


Burda Harun Abimi kendi ellerimle besliyorum. Ayrıca ona çokta gülüyorum hala biberon kullanıyor ha ha haa:)


Yine yaramazlık yapıyoruz, yatak dolabının içindeyiz ama çok temkinliyim dolap kapısı kapanınca her an Harun beni sıkıştırabilir. Canım yanınca bende parmaklarımın üzerine basıp ona tokat atıyorum. Hatta elimin ağır olduğunu söylüyorlar:)
Benden bu kadar şimdilik uykum geldi yine uyuycam.Ama merak etmeyin burda bitmedi devam edicek...