Tahmin ettiğim gibi oldu.. Ya bu sınavı kazanıcam ya da 1-2 puanla kaybedicem demiştim. 1 soru farkla kazanamadım. 80 netim vardı. Bu sınavda baraj 81- 82'ydi. Çan eğrisi olduğu için 82 netle kalıp, 81 netle geçen vardı. Ben 80'de kaldım ve öyle yanlışlar yaptım ki. Daha önce çözdüğüm bir soruyu yanlış yaptım mesela. Bir de öyle kolay bir soru vardı ki. Yok ya bu kadar kolay bir soru olamaz şaşırtmak için sormuşlar dediğim kek bir soruda beni gerçekten şaşırttılar. Soru gerçekten kolaydı ve ben yanlış yaptım:)) Kısmet böyleymiş ne yapalım. Ama hep dediğim gibi 55 puanla falan kaybetsem hiç üzülmezdim ama puanım 58.895 olunca üzüldüm. Hele o iki soruyu nasıl yanlış yaptım diye, sonuçların açıklandığı gece uyuyamadım. Herşeyde vardır bir hayır. Mart ayında bir daha giricem inşallah hayırlı sonuçlar alırım. Yine kursa falan gitmiycem evde hazırlanıcam Kaan'la beraber.
Cumartesi günü Taha'nın doğumgünü vardı. Saat 4 gibi Savaş bıraktı. Güzel bir doğumgünü oldu. Tam çocuklara göre. Kaan'da baya eğlendi. 9-10 çocuk vardı tam bir curcuna. Kaan Bey dans etmedi. Neden dans etmiyorsun dediğimde, çünkü komikler dedi. Aslında sever dans etmeyi ama sanırım utandı benim minik kurbağam:) Bir ara ortam sakinleşince bir baktım akrobatik hareketler yapmaya başladı. Neyse genelde Emir'le iyi anlaştılar. Arasıra araba için mızıldasalarda genelde iyilerdi. Herkes gittikten sonra gece uykuları geldiğinde, aynı koltuğa uzanıp sohbet etmeleri, birbirlerine sarılmaları falan çok tatlıydı. Sahi yazmadım di mi, biz o gece orda kaldık. Savaş'la, Selo bizdelermiş, Savaş maça gitmekten vazgeçmiş. Gece geldiler çocukları uyutup, oturduk, eski günleri yadedip klasik arabalar hakkında bilgi sahibi olduk ve sevdik Selo sayesinde:). Biraz daha foto baksaydım klasik araba alalım Savaş diye tutturabilirdim :)
Sabahta Seçil sağolsun güzel bir kahvaltı hazırladı. Kahvaltıdan sonra döndük evimize. Ben eve dönünce kaldığım yerden devam ettim sınav sonucunun yasını tutmaya. Bugünde temizlik yemek, erken yaptım sonra oğluşumla birlikte oynadık birşeyler boyadık, kestik, astık derken Kaan koltukta sızdı yine. Bende işte gördüğünüz gibi buralardayım:))
Ne zamandır hiç foto koymamışım. Gözüm gönlüm açılsın baktıkça:)
gezmeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezmeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Aralık 2010 Pazartesi
10 Kasım 2010 Çarşamba
Dün İsmmmo'na gittik. Sadece atmayı unuttuğum bir imza için o kadar yol. Oğluşuma yine laf attılar İsmmmo'nda çalışan bayanlar:)) Kaan'da uykudan yeni uyandığı için kimseye pas vermedi. Oradan Cevahir'e geçtik. Kaan mızırdanmasın diye önce onu eğlendirdik tren, tırtıl falan. Bir de bi oyuncak işlem tamam. Kuzum bütün akşam pek bi uyum sağladı bize ki alışveriş merkezlerinden hiç hoşlanmaz. En son Cevahir maceramızı yazmıştım sanırım. Disney On İce 'a gitmeden önce gitmiştik ve yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmişti.
Uzun zamandır kitap okuyamıyordum. Hep merak ettiğim İskender Pala'nın kitaplarını D&R'dan aldık. Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, Katre-i Matem ve son kitabı Şah&Sultan.
Son olarak Blogcu Anne'nin bu yazısını okudunuz mu? Sinirlerim bozuldu blogu kapatmayı bile düşündüm veya şifrelemeyi.
Uzun zamandır kitap okuyamıyordum. Hep merak ettiğim İskender Pala'nın kitaplarını D&R'dan aldık. Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, Katre-i Matem ve son kitabı Şah&Sultan.
Son olarak Blogcu Anne'nin bu yazısını okudunuz mu? Sinirlerim bozuldu blogu kapatmayı bile düşündüm veya şifrelemeyi.
14 Ekim 2010 Perşembe
Disney- On- Ice
Geçen hafta cuma günü Disney On Ice 'a gittik. Kaan Bey'e sürprizimiz buydu. Zaten Mickey Mouse hayranı. Evde genelde Disney kanalı açık. Nereye gideceğimizi anlatınca sabredemedi her zamanki gibi. Gitmeden önce Cevahir'e uğradık, yemek yedik, nasıl yediğimizi bilmeden. Çünkü Kaan sağolsun O'na bir şey söyledik mi tamam hemen o dediği şey olmalı, hemen yapılmalı, hemen gidilmeli vs. Neyse Kaan'ın ağlamalarına ısrarlarına daha fazla dayanamadan soluğu Abdi ipekçi'de aldık:)
Onları görünce ne mi yaptı? Önce kısa süreli bir şaşkınlık, sonra gözünü kırpmadan izleyiş ve tabi bu arada bitmek bilmeyen istekler. Önce Mickey Mouse şapkalı pamuk şeker, sonra Donald'lı patlamış mısır, cips. Zararlı olan ne varsa istedi, aldık :( Bizde evde DVD seyrederken abur cubur yemiyor muyuz? Çocukların böyle bir hakkı yok mu? Üstelik etraf tüm bu zararlı şeyleri yiyen çocuk kaynıyorken :) Vicdanımı biraz rahatlattım sanırım. Çocuğum bir yandan gözünü kırpmadan gösteriyi izleyip, bir yandan büyük bir iştahla patlamış mısırlarını yerken çok mutluydu n'apalım.
Onları gördükten sonra günlerimiz? Her gün patlamış mısır istiyor atmaya kıyamadığı Donald'lı kutusunda. Mickey Mouse şapka hep yanımızda. Birde sürekli çantasına bir şeyler koyma derdinde, bi daha Disney'e giderse götürecekleri. Çantası hazır bekliyor Eylül'ü. Yumurcak'ta hala reklemları dönüyor Disney'in. Kaan'da anne bak eylülde geliyorlar diyor her seferinde. Disney şu anda Ankara'da. Kaan'ın aklı hala disneyde:)) Geçenlerde Ankara'daki kuzeni Umut Abi'sine Disney'i anlattı. Sende git dedi. Dün akşamda dedesine anlattı. O'na da gitmesini önerdi. İşte böyleyiz bu günlerde. Kalbimizde ve dilimizde hep Disney :)) Ha unutmadan yüzümüzüde boyuyoruz, Disney'deki ablaların yaptığı gibi :)
Fotoğraf makinem artık büyük olduğu için heryere götüremiyorum. Eskiden küçük olduğu için atardım çantaya ben nereye o oraya. Makinemin yanımda olmadığı zamanlar cep telefonumdan çekiyorum artık.
Etiketler:
Geziler,
gezmeler,
Kaan Anlatıyor
16 Ağustos 2010 Pazartesi
Anne: Hadi çabuk hazırlanalım babanneye gidicez.
Kaan:Yeden (neden) babaanne yalnız mı?
Anne: Hayır dede var, hala var yanında.
Kaan: Babaanne kendini yalnız mı hissediyor?
Bir saat sonra babaannede hep beraber yemek yerken..
Kaan: Babaanne kendini yalnız hissetmiyor artık. ( tabii artık Kaan var)
Ahhh benim hissiyatlı sevecen oğlum...
Kaan:Yeden (neden) babaanne yalnız mı?
Anne: Hayır dede var, hala var yanında.
Kaan: Babaanne kendini yalnız mı hissediyor?
Anne : :))
Bir saat sonra babaannede hep beraber yemek yerken..
Kaan: Babaanne kendini yalnız hissetmiyor artık. ( tabii artık Kaan var)
Ahhh benim hissiyatlı sevecen oğlum...
12 Ağustos 2010 Perşembe
10 Ağustos 2010 Salı
Ananem, teyzem gitti çoktan bugünde dedem gitti . Dedem gideyken Hayun Abime bi oncaak daha göndeydim yine bi poşete koyayak:) Dedemin biletini makasla kesmiştim gitmesin diye ama yine gitti. Arkasından ağladım ama annem donduymalayı gösteyince hemen sustum.
Ankara'dan Handan Halam'lar, Almanya'dan da Nimet teyzem geldi. Şimdi hep onlayla geziyoyus. Umut Abimi ve Çağla Ablamı çok seviyoyum. Handan halama da sen benim halam mısın diyip duyuyoyum.
Esra Teyzem doğum yaptı, Duru Bebek dün geldi. Ben O'na çok sevdiğim aakılı botlayımı veydim. Duyu'da bana geliyken oyuncak getiymiş. Çukotalayından tam üç tane kaçıydım hastanede. Bloğa fazla giyemiyoyuz çünkü hep geziyoyuz.
Etiketler:
Aile,
Geziler,
gezmeler,
Kaan Anlatıyor
21 Aralık 2009 Pazartesi
Demiştim ya bir önceki postta Kaan bu aralar çok bebek görüyor diye. İşte bu güzel bebekte onlardan biri. Liseden arkadaşımın yakışıklı oğlu. Maşallah çok tatlı bir bebek. Adı da Ömer Tarık.
Kaan yine yaptı yapacağını gidene kadar Tarık'ın emziğini çıkarmadı ağzından. Kendisi ne emzik ne de biberon kullandı. Suyu mesela direkt bardaktan içmeye başladı. Sanırım ondan çok meraklı biberona, emziğe. Sırf oyun amaçlı kullanıyor, birşeyler içmek için değil.
Biz şimdi oğlumla (Kaan'ın deyimiyle) pastalı kuyabiye yapmaya gidicez. Söz verdim beraber bonibonlu kurabiye yapıcaz diye. Babası daha eve bile girmeden kapıda başladı bağırmaya babacım paştalı kuyabiye yapcasss diye. Bütün apartman sakinlerine duyurulur:))
19 Aralık 2009 Cumartesi
Bu iki minik erkek, biraz daha büyüyünce, tıpkı babaları gibi çok iyi iki arkadaş olabilirler mi acaba? Bunu zaman göstericek ama sanki şimdiden iyi arkadaş olabilirlermiş gibi gözüküyorlar. Emir genelde oyuncaklarını vermezmiş kimseye ama Kaan'a verdi. Kaan'da o gece eve dönmek istemedi. Ertesi gün Emir'e gidelim diyip durdu. Bugünde fotoğrafları yüklerken görünce tuturdu yine Emir'e gidelim diye. Şimdilik iyi anlaşmışa benziyorlar.Bakalım zaman ne göstericek.
Unutmadan Emir'in bir erkek kardeşi oldu. Adı Ömer Taha. Adı gibi kendide çok güzel bir bebek maşallah. Allah hayırlı ve uzun ömürler versin inşallah.
İki minik arkadaş bir ara kendi kendilerine takıldılar başka bir odada. Odaya gittiğimde Kaan Bey tarafından kovuldum birde. İkisi o kadar tatlı konuşuyorlardı ki gizlice dinledim. Birbirlerinin dillerinde anlıyorlar sanırım:)
Bu aralar Kaan o kadar çok bebek gördü ki annecim bizde bebek alalım diyip duruyor:) Herşeyi alabileceğini düşünüyor. Tv de birşey görüp beğenirsede yine aynı cümle. Annecim bizde alalım. Babacım bizde alalım..Alallım kelimesini o kadar tatlı söylüyor ki.. İnsanın dayanamayıp herşeyi alası geliyor :))))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





