İçimden Geçenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İçimden Geçenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Mayıs 2009 Cuma
Ben Bu Aralar...
Ben bu aralar feci şekilde yorgunum... Aşırı derecede uykusuz...Bu sebepten pek sinirli... Ben bu aralar -mümkün olmuycak biliyorum ama- sadece uyumak ve dinlenmek istiyorum...
29 Nisan 2009 Çarşamba
Yaklaşık bir haftadan beri bu kitapların kapağı açılmadı. Yani bu demek oluyor ki yaklaşık bir haftadan beri kitap kapağı açmamış olmanın verdiği huzursuzlukla vicdan azabı çekiyorum. Ama bir yandanda kendimi teselli ediyorum. Gerçekten vaktim olmadığı için çalışamadım. Telafi etmem lazım. Ama Kaan'la nasıl olucak bilmiyorum.
Söyledikleri gibi iki yaş sendromu, yani terrible two, diğer adlarıyla Korkunç 2 veya 2 yaş inat dönemi varmış. Kaan bu dönemi geçiriyor sanırım. Çok inatçı,çok hırçın. Bu aralar sorduğum bütün sorulara verdiği cevap aynı. Ayiy...Yani hayır. Hayırlısıyla şu dönemi atlatsak birde uyku sorunumuz çözülse keyfime diycek olmaz.
25 Mart 2009 Çarşamba
Saçmasapan Bir Yarış:)))
Bazı insanlar vardır. Sürekli kıyaslama yaparlar ve sürekli bir yarış içindelerdir. Sizde olanı, sizde olup kendinde olmayanı veya kendinde olup sizde olmayanı kıyaslayıp yarıştırırlar. Eğer bişey sizde yok onlarda varsa bundan acaip keyif alırlar, mutluluk duyarlar. 1- 0 öne geçmişlerdir. Sürekli sizde olmayan o şeyden bahsedip dururlar. Bunun tam tersi bir durumda ise bunu hırs haline getirirler. Yani bir şey sizde var onlarda yoksa en kısa zamanda kendilerinde olmayan o şeyi almaya çalışırlar eğer alamıycakları kadar pahalı birşeyse o gereksiz bir şeydir zaten, ve siz o şeyi boşuna almışsınızdır onlar için. Aldıkları şey yani sizde olmayan o şey eften püften, uyduruk bir şey olsa bile öyle bir anlatırlar ki görmeseniz inanırsınız dünyada eşi bulunmaz birşey olduğuna. Hasbelkader aldıkları o şey sizinkinden güzel birşeyse yandınız yine anlatıp dururlar o sizde olmayan o şeyin özelliklerinden güzelliklerinden.
Bu insanlar herşeyi kıyaslayabilirler. Kıyaslamada sınır tanımazlar. Öyleki evinizi, arabanızı, evinize aldığınız eşyaları hatta abartıp eşinizi ve hatta çocuklarınızı kıyaslayabilirler. İşte benim en sinir olduğum şeylerden biride bu çocuk konusudur ki bu zat-ı muhteremler her zaman bunu yaparlar. Çocuğunuzun boyunu, kilosunu, ne zaman emeklemeye başladığını, ne zaman yürüdüğünü, ne zaman konuştunu yani kısacası çocuğunuzun gelişimiyle ilgili herşeyi kıyaslamadan tutunda, çocuğunuzun yediğini, içtiğini, giydiğini, oyuncaklarını, odasını herşeyi kıyaslayıp yarıştırırlar.
İşte ben bu insanlara acımakla birlikte sinir oluyorum bu aralar... Ve lütfen bunu yapmayın kimseyi kendinizle kıyaslamayın, yarıştırmayın diyorum. Siz kıyaslayıp yarış yaptıkça her zaman en sonuncu oluyorsunuz. Herkes bunun farkında... Yarıştamıyız? Birinci belli ikinci kim:)))))))))
Bu insanlar herşeyi kıyaslayabilirler. Kıyaslamada sınır tanımazlar. Öyleki evinizi, arabanızı, evinize aldığınız eşyaları hatta abartıp eşinizi ve hatta çocuklarınızı kıyaslayabilirler. İşte benim en sinir olduğum şeylerden biride bu çocuk konusudur ki bu zat-ı muhteremler her zaman bunu yaparlar. Çocuğunuzun boyunu, kilosunu, ne zaman emeklemeye başladığını, ne zaman yürüdüğünü, ne zaman konuştunu yani kısacası çocuğunuzun gelişimiyle ilgili herşeyi kıyaslamadan tutunda, çocuğunuzun yediğini, içtiğini, giydiğini, oyuncaklarını, odasını herşeyi kıyaslayıp yarıştırırlar.
İşte ben bu insanlara acımakla birlikte sinir oluyorum bu aralar... Ve lütfen bunu yapmayın kimseyi kendinizle kıyaslamayın, yarıştırmayın diyorum. Siz kıyaslayıp yarış yaptıkça her zaman en sonuncu oluyorsunuz. Herkes bunun farkında... Yarıştamıyız? Birinci belli ikinci kim:)))))))))
En Uzak Mesafe...
En uzak mesafe
Ne Çin,
Ne Hindistan,
Ne seyyareler
Ne de yıldızlar geceleri
Işıldayan...
En uzun mesafe,
İki kafa arasındaki mesafedir;
Birbirini anlamayan.
Bu gece kardeşimle telefonda konuştuktan sonra, iki kişi üzerine. Tesadüfen açtığım kitapta bu şiiri buldum. Can Yücelden. Sanki bu şiir o iki kişi üzerine yazılmış gibi. Di mi kardeşim:)
Ne Çin,
Ne Hindistan,
Ne seyyareler
Ne de yıldızlar geceleri
Işıldayan...
En uzun mesafe,
İki kafa arasındaki mesafedir;
Birbirini anlamayan.
Bu gece kardeşimle telefonda konuştuktan sonra, iki kişi üzerine. Tesadüfen açtığım kitapta bu şiiri buldum. Can Yücelden. Sanki bu şiir o iki kişi üzerine yazılmış gibi. Di mi kardeşim:)
4 Mart 2009 Çarşamba
Yıllar Sonra...
Aradan koca 10 sene geçmiş...Çocukmuşuz, büyümüşüz, birbirimizi hiç görmeden tam on sene. Ama hiç unutmamışız ara ara düşmüşüz akıllara. Hatta bundan üç gün önce o beni , ben onu düşünmüşüz. Üç gün sonra tesadüfen kader yine yollarımızı birleştirmiş. Belli çok özlemişiz, sımsıkı sarılınca anladım.
Görüşmeyeli ne çok şey değişmiş, konuşurken farkettim...Birde yanıbaşımızda oynayan çocuklarımıza bakınca,biraz hüzünlendim. Canım arkadaşım ne iyi ettinde geldin...
25 Şubat 2009 Çarşamba
Kaan'la Geçen Birbuçuk Sene...
Günler geçti... Nasıl geçtiğini anlamayarak tamtamına birbuçuk sene. Dönüp arkama baktığımda, hayatımın en güzel 18 ayı.
Her geçen gününü özlüyorum oğlumun. Mesela ilk doğduğu günki bebek kokusunu. İlk ağlayış, ilk gülüş, o bal dudaklardan dökülen ilk kelimeler, ilk anne, bababa diyiş, ilk sarılış, ilk öpüş...
Resimlere bakıyorum ne çabuk büyüdü. Ne güzel günler yaşadık, yaşıyoruz. Keşke zaman dursa biz hep böyle kalsak.
Günler geçiyor...
İçimde tarifsiz bir hüzün...
Her geçen gününü özlüyorum oğlumun. Mesela ilk doğduğu günki bebek kokusunu. İlk ağlayış, ilk gülüş, o bal dudaklardan dökülen ilk kelimeler, ilk anne, bababa diyiş, ilk sarılış, ilk öpüş...
Resimlere bakıyorum ne çabuk büyüdü. Ne güzel günler yaşadık, yaşıyoruz. Keşke zaman dursa biz hep böyle kalsak.
Günler geçiyor...
İçimde tarifsiz bir hüzün...
12 Şubat 2009 Perşembe
Yağmur...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
