22 Aralık 2010 Çarşamba
10 Aralık 2010 Cuma
Bu yaramaz kuş yaklaşık bir ay önce, gündüz, ben evde yokken, açık bıraktığım mutfak penceresinden içeri girmiş. Ve mutfaktan Kaan'ın odasına girip saklanmış, hemde hiç ses çıkarmadan.Ben Kaan'ı uyuttuktan sonra, battaniyesini almak için odaya girdiğimde (o da benim gibi korkmuş olucak ki ) odanın içinde hızlıca uçmaya başladı. Ben tabi odanın içinde kuş olduğunu bilmediğimden kanat çırpış seslerine bir anlam veremedim ve hızla odanın kapısını kapatıp korkudan dua etmeye başladım. Üstelik Savaş evde yok, Kaan uyuyor. İlk 30 saniye, bu içerideki nedir, in midir cin midir diye düşünüp bir yandan dua ederken aklım başıma geldi. O ses kuşun kanat çırpma sesine benziyor dedim kendi kendime. Sonra tüm cesaretimi toplayıp sessizce kapıyı açıp, ışığı yakıp, tekrardan kapıyı kapattım. Ha bu arada ben kuştan bile korkan bir insanım. İçeriden ses gelmeyince usulca kapıyı aralayıp baktım. Ve bingoo. Kuş odada perdenin üstünde. Çok şükür yarasa falan değilmiş diyip kapıyı hemen kapattım. Yarım saat sonra Savaş geldi, O'na anlatıp kendime güldükten sonra hadi Savaş içeri girip kuşu yakala dışarı salıverelim dedim. Savaş Ben yapamam hem yazık bu dışarıda ölür, fazla yaşamaz falan filan derken tamam tamam dedim bu işi Yasemin Abla çözer.
Sağolsun hemen geldi elinde bir kutuyla. Bu arada saat gece 23.30, kuş yakalama operasyonu başladı. Sürekli kaçıyo kuş, Yasemin Abla da Kaan'ın yatağının üstünde bi iniyo bi çıkıyo. Bir yandanda nasıl gülüyoruz. Kuş bizimle resmen dalga geçiyor. Yanılmıyorsam bir 30-40 dakika sürdü bu kovalamaca. Yakaladıktan sonra nasıl bağırıyor korkudan kutunun içinde, o kadar üzüldüm ki. Neyse sonra hemen gecenin 12'sinde kuşu güvenli bir yere, diğer komşumuz Fatoş Abla'ya verdikte içimiz rahatladı. Şu anda bu yaramaz kuş Fatoş Abla'nın kızı Arzu'da. Üstelik Arzu bu olaydan birkaç gün önce annesine kuş almak istiyorum demiş. Kısmet ayağına geldi, yani kuş:))
Sağolsun hemen geldi elinde bir kutuyla. Bu arada saat gece 23.30, kuş yakalama operasyonu başladı. Sürekli kaçıyo kuş, Yasemin Abla da Kaan'ın yatağının üstünde bi iniyo bi çıkıyo. Bir yandanda nasıl gülüyoruz. Kuş bizimle resmen dalga geçiyor. Yanılmıyorsam bir 30-40 dakika sürdü bu kovalamaca. Yakaladıktan sonra nasıl bağırıyor korkudan kutunun içinde, o kadar üzüldüm ki. Neyse sonra hemen gecenin 12'sinde kuşu güvenli bir yere, diğer komşumuz Fatoş Abla'ya verdikte içimiz rahatladı. Şu anda bu yaramaz kuş Fatoş Abla'nın kızı Arzu'da. Üstelik Arzu bu olaydan birkaç gün önce annesine kuş almak istiyorum demiş. Kısmet ayağına geldi, yani kuş:))
6 Aralık 2010 Pazartesi
Tahmin ettiğim gibi oldu.. Ya bu sınavı kazanıcam ya da 1-2 puanla kaybedicem demiştim. 1 soru farkla kazanamadım. 80 netim vardı. Bu sınavda baraj 81- 82'ydi. Çan eğrisi olduğu için 82 netle kalıp, 81 netle geçen vardı. Ben 80'de kaldım ve öyle yanlışlar yaptım ki. Daha önce çözdüğüm bir soruyu yanlış yaptım mesela. Bir de öyle kolay bir soru vardı ki. Yok ya bu kadar kolay bir soru olamaz şaşırtmak için sormuşlar dediğim kek bir soruda beni gerçekten şaşırttılar. Soru gerçekten kolaydı ve ben yanlış yaptım:)) Kısmet böyleymiş ne yapalım. Ama hep dediğim gibi 55 puanla falan kaybetsem hiç üzülmezdim ama puanım 58.895 olunca üzüldüm. Hele o iki soruyu nasıl yanlış yaptım diye, sonuçların açıklandığı gece uyuyamadım. Herşeyde vardır bir hayır. Mart ayında bir daha giricem inşallah hayırlı sonuçlar alırım. Yine kursa falan gitmiycem evde hazırlanıcam Kaan'la beraber.
Cumartesi günü Taha'nın doğumgünü vardı. Saat 4 gibi Savaş bıraktı. Güzel bir doğumgünü oldu. Tam çocuklara göre. Kaan'da baya eğlendi. 9-10 çocuk vardı tam bir curcuna. Kaan Bey dans etmedi. Neden dans etmiyorsun dediğimde, çünkü komikler dedi. Aslında sever dans etmeyi ama sanırım utandı benim minik kurbağam:) Bir ara ortam sakinleşince bir baktım akrobatik hareketler yapmaya başladı. Neyse genelde Emir'le iyi anlaştılar. Arasıra araba için mızıldasalarda genelde iyilerdi. Herkes gittikten sonra gece uykuları geldiğinde, aynı koltuğa uzanıp sohbet etmeleri, birbirlerine sarılmaları falan çok tatlıydı. Sahi yazmadım di mi, biz o gece orda kaldık. Savaş'la, Selo bizdelermiş, Savaş maça gitmekten vazgeçmiş. Gece geldiler çocukları uyutup, oturduk, eski günleri yadedip klasik arabalar hakkında bilgi sahibi olduk ve sevdik Selo sayesinde:). Biraz daha foto baksaydım klasik araba alalım Savaş diye tutturabilirdim :)
Sabahta Seçil sağolsun güzel bir kahvaltı hazırladı. Kahvaltıdan sonra döndük evimize. Ben eve dönünce kaldığım yerden devam ettim sınav sonucunun yasını tutmaya. Bugünde temizlik yemek, erken yaptım sonra oğluşumla birlikte oynadık birşeyler boyadık, kestik, astık derken Kaan koltukta sızdı yine. Bende işte gördüğünüz gibi buralardayım:))
Ne zamandır hiç foto koymamışım. Gözüm gönlüm açılsın baktıkça:)
Cumartesi günü Taha'nın doğumgünü vardı. Saat 4 gibi Savaş bıraktı. Güzel bir doğumgünü oldu. Tam çocuklara göre. Kaan'da baya eğlendi. 9-10 çocuk vardı tam bir curcuna. Kaan Bey dans etmedi. Neden dans etmiyorsun dediğimde, çünkü komikler dedi. Aslında sever dans etmeyi ama sanırım utandı benim minik kurbağam:) Bir ara ortam sakinleşince bir baktım akrobatik hareketler yapmaya başladı. Neyse genelde Emir'le iyi anlaştılar. Arasıra araba için mızıldasalarda genelde iyilerdi. Herkes gittikten sonra gece uykuları geldiğinde, aynı koltuğa uzanıp sohbet etmeleri, birbirlerine sarılmaları falan çok tatlıydı. Sahi yazmadım di mi, biz o gece orda kaldık. Savaş'la, Selo bizdelermiş, Savaş maça gitmekten vazgeçmiş. Gece geldiler çocukları uyutup, oturduk, eski günleri yadedip klasik arabalar hakkında bilgi sahibi olduk ve sevdik Selo sayesinde:). Biraz daha foto baksaydım klasik araba alalım Savaş diye tutturabilirdim :)
Sabahta Seçil sağolsun güzel bir kahvaltı hazırladı. Kahvaltıdan sonra döndük evimize. Ben eve dönünce kaldığım yerden devam ettim sınav sonucunun yasını tutmaya. Bugünde temizlik yemek, erken yaptım sonra oğluşumla birlikte oynadık birşeyler boyadık, kestik, astık derken Kaan koltukta sızdı yine. Bende işte gördüğünüz gibi buralardayım:))
Ne zamandır hiç foto koymamışım. Gözüm gönlüm açılsın baktıkça:)
Etiketler:
Ben,
Ev Halleri,
gezmeler
1 Aralık 2010 Çarşamba
Kaan'la Röportaj
Bugün bir blogda gördüm. Kopya çektim napıyım:)) Biraz değiştirdim tabi. Ben yorumlarımı da ekledim.
En sevdiğin yemek: Makarna (Pilav,helva, kahvaltılı süt yani nesquik, yemekle hiç aramız yok.)
En sevdiğin içecek: Su (Süt, ballı veya çikolatalı. Meyvesuyunu hiç sevmiyorsun minik kuşum.)
En sevdiğin arkadaşın: Ege (Şimdide gülerek anne arkadaş diyosun.)
En sevdiğin çizgifilm: Tom ve Jerry, Bakugan.( Mickey mouse, Sünger Bob maalesef daha çok var bundan dolayı gerçekten üzgünüm:))
En sevdiğin oyuncağın: Bugün Burger King'den aldığımız oyuncak.(Aldığımız gün oynuyorsun sadece, oyuncağa verdiğimiz paraya acıyorum ama alıyoruz işte. )
En çok nereye gezmeye gitmeyi seversin: Parka, alışveriş merkezine ( Avm'lerde sadece çocuk bölümleri yani eğlence merkezi. Tabi mağazalardan hoşlanmıyorsun oyuncak mağazaları hariç.)
Daha devam edicektim ama daha soru sorma bana anne dedin. Ben araya bir tane daha sıkıştırayım derken lafı ağzıma koydun.Ya sana soru sorma demiştim ya..
Ama ya, anneye ya denmez,yaaa:)))
** Bu gece oğluşumla yalnızız. **
En sevdiğin yemek: Makarna (Pilav,helva, kahvaltılı süt yani nesquik, yemekle hiç aramız yok.)
En sevdiğin içecek: Su (Süt, ballı veya çikolatalı. Meyvesuyunu hiç sevmiyorsun minik kuşum.)
En sevdiğin arkadaşın: Ege (Şimdide gülerek anne arkadaş diyosun.)
En sevdiğin çizgifilm: Tom ve Jerry, Bakugan.( Mickey mouse, Sünger Bob maalesef daha çok var bundan dolayı gerçekten üzgünüm:))
En sevdiğin oyuncağın: Bugün Burger King'den aldığımız oyuncak.(Aldığımız gün oynuyorsun sadece, oyuncağa verdiğimiz paraya acıyorum ama alıyoruz işte. )
En çok nereye gezmeye gitmeyi seversin: Parka, alışveriş merkezine ( Avm'lerde sadece çocuk bölümleri yani eğlence merkezi. Tabi mağazalardan hoşlanmıyorsun oyuncak mağazaları hariç.)
Daha devam edicektim ama daha soru sorma bana anne dedin. Ben araya bir tane daha sıkıştırayım derken lafı ağzıma koydun.Ya sana soru sorma demiştim ya..
Ama ya, anneye ya denmez,yaaa:)))
** Bu gece oğluşumla yalnızız. **
Sabah erkenden kayınvalidem aradı. Böbrek nakli için uygun bir böbrek bulunmuş ve beş saat içinde Ankara'da olması gerekiyormuş. Apar topar sabah saat 10 uçağına yetişip Ankara'ya gittiler. Bakalım inşallah hayırlı haberler alırız. Bu gece Kaan'la ya yalnız kalıcaz ya da bizde Ankara'ya gidicez.
Şimdi oğluşumla dışarı çıkıcaz Savaş'ın işini halletmek için. Oradan da Burger King'e götürücem biraz oynasın orda pek birşey yemiyor ama orada oynamayı seviyor. Bugün havada soğuk zaten. İşin kötüsü hiç dışarı çıkacak havamda değilim:((
***Kayınvalidemin böbrek nakli olmadı. Ertesi gün sabah geldiler. Hayırlısı böyleymiş demek:(
Şimdi oğluşumla dışarı çıkıcaz Savaş'ın işini halletmek için. Oradan da Burger King'e götürücem biraz oynasın orda pek birşey yemiyor ama orada oynamayı seviyor. Bugün havada soğuk zaten. İşin kötüsü hiç dışarı çıkacak havamda değilim:((
***Kayınvalidemin böbrek nakli olmadı. Ertesi gün sabah geldiler. Hayırlısı böyleymiş demek:(
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
