Kaan'ımız

Lilypie Fourth Birthday tickers
Mimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Kasım 2009 Salı

Mim...

Bu seferki mim Mine'den gelmiş. Yine geç kaldım Mine'cim. Bu aralar blogla pek haşır neşir olmadığımdan olamadığımdan, bu zamana kaldı.
 Anılarınızı canlandıran beş koku diye sormuşlar ve sanırım benden başka herkes bu mimi cevaplamıştır. Oyüzden kimseyi mimlemiyorum:)
Benim cevaplarıma gelince tabiki yavrumun kokusu en başta. Eşimle en sevdiğimiz koku. Hatta herkese garip  gelebilir ama ben ve eşim Kaan'ın ter kokusuna bayılıyoruz. Bize çok hoş gelen bir kokusu var. Gerçekten öyle kötü bir koku değil bu ya da bize öyle gelmiyor ve bebekliğini hatırlatıyor.

İkincisi yine eşimin ve benim çok hoşuma giden ve ikimizede nişanlılık günlerimizi hatırlatan parfümüm Ralph Lauren'in kokusu.

Evde büyük çaplı bir temizlik yapıldığında ortaya çıkan deterjanların kokusu.

Bir blogta daha okumuştum benimde çok hoşuma gidiyor.( Birazda kopya çekelim.) Yumoş Comfort Spring'in kokusu.

Son koku yine bir parfüm, Burberry 'nin kokusu. Bu koku bana hep öğrencilik günlerimi hatırlatır. Kaan'ın dediği gibi  İşşşşteee bu kadayyy.

31 Ekim 2009 Cumartesi

Sobe- Kreativ Blogger


Ben daha fazla uzatmadan hemen yazmaya başlıyayım. Zira Arınç bana bu Kreativ Blog ödülünü vereli neredeyse iki aydan fazla oldu. Ama mazeretlerimde yok değil hani. Ankara'ya gidip gelişimiz ve daha sonraki ruh halimden dolayı yazmak istememem ve uzun süre yazmayınca insanın yazmak istememesi... Öncelikle bu kadar uzun süre yazmadığım, yazamadığım için özür diliyorum sevgili Arınç'tan.
Hıımm unutmadan bu ödülün birde kuralı var. Sanırım en zor kısmıda bu. İnsanın kendisi hakkında yazması. Kendim hakkında yedi ilginç şey. Garip huy ve takıntılarım var her insan gibi, şu anda pek aklıma gelmesede.
1- İlk aklıma gelen ayak konusu. Ben kimsenin ayağına elimi süremem. (Tabi bunun istisnalarıda var.) Sürdüğüm anda hemen elimi yıkama isteği duyarım ve mutlaka yıkarım.
2-Çorap giymeyi sevmem ve giymem ama yaz kış ayağımda terlik veya ayakkabıyı eksik etmem. Çünkü yerlere çıplak ayakla basmayı hiç sevmiyorum.
3-Yaz mevsimini sevmem. Kışı daha çok severim. Kışı sevmeme rağmen  üşümeyi sevmem, hemen üşürüm. Bu gerçekten ilginç oldu:))
4-Evimi çok severim. Ev dağınık ve kirli oldu mu çok sinirli olurum. Temiz ve düzenliyse benden daha huzurlusu ve mutlusu yoktur.
5-Çamaşır suyuna bayılırım. Bazılarına kokusu kötü gelsede ben çok severim. Banyoyu çamaşır suyu olmadan temizleyemem. Çamaşır suyuyla aramda çok güçlü bir sevgi bağı var ve onu benden kimse ayıramaz diyeyimde anlayın durumumun  ne kadar vahim olduğunu:)
6- Yazın bile dolaptan soğuk su içemem, içsemde su içtiğimi anlamam.
7-Kaan'ın doğumuna kadar kendimi hastalığa ve acıya karşı çok dirayetli olduğumu zannederdim ama öyle değilmişim:)

13 Ekim 2008 Pazartesi

Sobe!

Tatlı Pamuş, nam-ı diğer Ceren'in annesi Siyap beni sobelemiş. İlk defa sobelendim. Önce teşekkür ederek sonrada özür dileyerek, konusu ev yaşamamımda hoşlanmadığımız şeyler olan yazıma başlıyorum. Aslında yazacak o kadar çok şey var ki ama şu anda aklımda olanları yazıcam. Eminim bu postu yayınladıktan sonra bir sürü şey gelicek aklıma.

-Herkesin dediği gibi ıslak bırakılan bir banyo ve banyo terliği.

- Aslında en başta yazmam gerekiyordu, ev yaşamımda sevmediğim, hatta nefret ettiğim şey ütü:((( Ütüyü görmek bile beni geriyor. Eşimin işi dolayısıyla o kadar çok yapıyorum ki.

-Dolapların, çekmecelerin düzenlendikten sonra eşim ve Kaan tarafından darmadağın edilmesi.

-Evde herhangi bir yerde kirli çorap görmek.

-Aniden, haber vermeden gelen misafir. Tabi her zaman misafirin başımın üstünde yeri vardır ama haber verilip gelinirse daha güzel ağırlayabilirim misafirlerimi.

-Dış kapıdan içeriye bir adım bile olsa ayakkabıyla girilmesi. Hatta dış kapı mermerinin üstüne basılması bile beni rahatsız eder.

-Yani aslında kısaca özetleyecek olursak evin dağıtılmasından ve kirlenmesinden hiç hoşlanmam. Ama bu mümkün mü? Hayır peki ben dağıtıp, kirletmiyor muyum? Evet. O zaman bu konuda kendimdende hoşlanmıyorum:)))