Kaan'ımız

Lilypie Fourth Birthday tickers

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Afacan...







Benim minik kuzum dünden beri kuzuluktan çıktı. Annesini hiç rahat bırakmıyor. Sürekli yaramazlık yapıyor. Bi komşumuz Kaan'a afacan diyor artık. Dün yine benim günüm vardı komşular arasında yaptığımız. Her zamanki gibi en erken kalkan ben oldum. Çünkü bi süre sonra zaptedemiyorum Kaan'ı. Yapma, etme, in oradan, balkona çıkma, sehpanın üzerine çıkma, bırak elindekini kırıcaksın, koltuktan düşüceksin, sütünü döküceksin demekten dilimde tüy bitiyor. Bende soluğu evde alıyorum. Rahat rahat yaramazlık yapabiliyor evde bende kasmıyorum kendimi.
***
Her sabah erkenden kalkıyoruz. En geç 07:30... Ki akşam erken yattığıda söylenemez. Dün gece saat 12'den sonra yatmasına rağmen sabah yine 7' de ayaktaydık. Anladım artık bu çocuk uyumayı sevmiyor. Bu arada oğlum artık büyüdü. Artık onu emzirmiyorum. Bugün 9. günümüz. Bu kadar kolay bırakacağını bilseydim bu sorunu bu kadar dert etmezdim. Zira herkes aynı şeyi söylüyor. Son zamanlarda özellikle, zaten olmayan uyku düzeni iyice bozulmuştu. Sabaha kadar emziriyordum neredeyse. Herkesin yaptığı gibi yarabandıyla bitirdik bu işi çok şükür. Ben işe yaramayacağını düşünerek denemeye başladım. Yarabandı yapıştırıp annecim bak uff olmuş dedim ve olay bitti. İlk gün anne meme diyip aç dedi açıp yarabandını gösterdiğimde "bapat uşşş" dedi kapattırdı. Şimdi günde birkaç defa soruyor annecim uff diyorum oralı olmuyor. Çok şükür kolay atlattık bu durumu.

Oğluşum iki gün önce tam 21 ayını doldurdu. 21 aydan beri her gece 7-8 kere uyanıp uykuları delik deşik olan ben çok şükür artık 2-3 kere uyanıyorum. Ve gece boyu deliksiz uyucağım günleri iple çekiyorum. Sanırım o da pek yakında olucak diye umut ediyorum:))
Yemek yeme sorunumuza gelince.. İştahında gözle görülür bir şekilde artma sözkonusu. Bazen tıpkı eskisi gibi hiçbir şey yemeden saatlerce duruyor ama sonra acısını çıkarıyor Allah'tan:) Bugün mesela oğluşuma krep yaptım çok güzel yedi. Tabi bende çok mutlu oldum:) Çocukların yemek yememe sorunu çok üzücü, anneleri açısından. Bilmiyorum ya da ben kafama çok takıyorum.

Şimdi sırada bezden kurtulma sorunumuz var. Onuda hallettikten sonra oğluşum iyice büyümüş olucak. Canım yavrum bu yazdıklarım şikayet mahiyetinde değil. İleride okuyunca sakın yanlış anlama beni olur mu:))) Sen benim en büyük mutluluk kaynağımsın. Her ne kadar yaramazlık yapsanda, beni yorsanda, uykusuz bıraksanda bir gülüşün, bir anne diyişin herşeye değiyor. Sana olan sevgimiz gün geçtikçe büyüyor, büyüyor, büyüyor.....Sınırı yok bunun:)))))))))

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Bu pazar her zamanki gibi kahvaltıya kayınvalidemlere gittik. Kahvaltıdan sonra cumartesi akşamı,pazar günü arkadaşlarla yapılan plan bozulunca bizde biraz gezdik, yürüyüş yaptık, pazara gittik ve yorgun argın eve döndük. Ben ütü yapmayı planlarken telefon çaldı ve başka bir yere davet edildik. Evden çıkmadan önce Kaan iki arada bir derede ütüyle elini yakmayı becerdi:(( Allah' a binlerce şükür işaret parmağında küçücük bir yer ama acısını bir Kaan' a birde bana sormak lazım. Onun eliyle beraber benimde içim yandı tabi. Elini gösterip acii acii (acıdı ) diyip durdu. Yanık kremini sürdükten yarım saat sonra dindi acısı. Neyse Esra'lara gittik her zamanki gibi yine çok güzel yemekler yapmıştı. Kahvelerimizide içtikten sonra erkekler Beşiktaş-Galatasaray maçını izlerken biz yürüyüşe çıktık. Tabi önce parka uğradık. Hava biraz serin olunca, Kaan Esra Teyzesinin hırkasını giyince ortaya işte böyle görüntüler çıktı:))
Ben fotoğtraf çekmek için oturunca o da oturup annesine poz verdi:)
Hepimizi peşinden koşturdu . Koşarken poposu bir o yana bir bu yana sallanıp durdu. O kadar güldük ki... O hali gözümün önünden gitmiyor. Çooooook şekerdi. Keşke o anı kameraya çekebilseydim:(



20 Mayıs 2009 Çarşamba

Büyükada...

Geçtiğimiz cumartesi Büyükada'daydık. Çok keyifli ama bir o kadarda yorucu bir gün geçirdik. Önümüzdeki ay bir daha gidicez arkadaşlarla ama bu defa günübirlik değil kalıcaz inşallah.



Kaan Bey vapuru beklerken..


Simit keyfi...







Vapurda eşimi ve beni bir aşağı bir yukarı koşturdu durdu. Allahtan vapurda lise öğrencileri vardı Kaan'ı o kadar çok sevdiler ki. Tabi Kaan da onları. Biraz oynadı, oyalandı abi ve ablalarıyla.


Kınalıada...




Bir baktık bardak koyulan yere sütünü dökmüş, ordan pipetle içiyor:((








Büyükadaya gitmişken fayton sefası olmadan olmaz.





Adada okadar çok bisiklet vardı ki. Bizimki her gördüğü bisiklete biii biiii dedi durdu.



Büykadada herkesin elinde bu dondurmadan vardı. Bizde güzel bişey zannettik ama dondurmayı çok seven ben bile, büyük bir hayal kırıklığına uğradım.

Bugün eşim gelmeden önce beni aradı ne lazım,eve gelirken ne alıyım diye ben süt, ekmek diye sayarken Kaan'da işaret parmağını kaldırıp doodu dodu diyor. Yani dondurma:)) Tabi gelirken dodusunu unutmadı babası.





Dondurma kesmedi Kaan'ı. Üstüne birde kağıt helva yedi, etrafa döke saça..

Yanımıza gelen martı ve kediden korktu. Elinde su şişesi diiiit hadi diye bağırırken:))



Martı ve kedi bize doğru iyice yanaşınca anne ,koko (korkuyorum) diye bir bağırışı var görmelisiniz.





Dönüş yolu...

Gün batımı...
Eve varış,kene kontrolü, banyo ve yatış:))


14 Mayıs 2009 Perşembe

Kaan Bugün...

Kaan bugün önce iyi bir öğlen uykusu çekti. Enerji depoladı. Sonrada annesini akşama kadar parkta peşinden koşturdu...


Yürüdü, koştu, hopladı, zıpladı, düştü:)))








Orda küçük bir ablasından top kaçırdı. Ablasıda oynaması için izin verdi. Kaan'da kendine ait olmayan o topu kimseye kaptırmamak için sıkı sıkı kucakladı.



Baktı ki bu böyle olmuycak. Kucakta top, hiç zevki yok. Paylaşmak lazım dedi ve küçük arkadaşlarıyla oynamaya başladı.




Benim minik oğlum, dün, işte böyle çok mutluydu. Saatlerce parkta oynadı durdu. Annesinin pili bitti. Onunki bitmek bilmedi maşallah:)))

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Yeni Bir Tarz Yarattık:)

Dün yine apartmanca toplandığımız günümüz vardı. Ben hazırlandıktan sonra Kaan'ın üstünü giydiriyim dedim 2 gömlek aldım elime hangisini giydiriyim diye düşünürken yeşilde karar kıldım. Yeşil gömleği giydirdim ama büyük geldi ve çıkardım. Turuncuyu giydireyim dedim ve o anda kıyamet koptu. Bizimki başladı ağlamaya. Turuncuyu değil yeşil gömleği giymek istiyormuş. Tekrardan istediği yeşili giydirdim ama hala susmuyor. Ne oldu, ne istiyorsun oğlum anlat diyorum; cici cici diye ağlıyor bir yandanda bir şeyler arıyor ama ben anlamıyorum. Meğer turuncu gömleğide giymek istiyormuş beyefendi hemde yeşil gömleğinin üstüne. İnatlaşmadan giydirdim zira o kadar çok ağladı ki o gömlek için:(( Lütfen kimse karışmasın, iki gömlek üst üste giyilir mi demesin!!! Oğlumun bir tarzı var artık:))
Akşamüstü eve geldikten sonra ne yemek yapıyım diye düşünürken Sezgi aradı ve çok güzel bir yere yemeğe davet etti bizi. Nereye gideceğimizi söylemedi. Meğer gideceğimiz yer benim geçen hafta eşime burası çok güzel bir yere benziyor bir gün buraya gelelim dediğim yermiş. Tesadüf veya tevafuk diyelim. Gittiğimiz yerde küçük küçük kulübeler var. İçinde masa sandalyeler tv, falan var. Gidip et veya tavuğunuzu kendiniz seçiyorsunuz ve kendiniz pişiriyorsunuz. İsteyen bahçede açık havada oturuyor. Harika bir yer diyebilirim benim mangalseverler için:)




Anne-oğul



Kaan her zamanki gibi yerinde durmadı. Garson abileriyle kedi köpek sevdi. Kaan önde annesi arkada ordan oraya koşturdu. Hatta garsonlardan biri Kaan'a bu çocuk kendini süpermen zannediyor dedi; merdivenlerden hızlıca kendini aşağıya attığını görünce.



Başka bir anne-oğul...

Akşam eve döndük. Salıncağında sallanırken bu fotoyu çektikten 15- 20 dk. sonra uyudu.