Bugün Kaan'ın Kontrolü vardı ve birde aşısı. Her zamanki gibi çok ağladı, avazı çıktığı kadar bağırdı. Allahtan doktoru çok seviyor Kaan'ı ben doktor olsam eyvah yine mi geldi bu çocuk derdim kesin:) Boyu 83 cm. kilosu ise 12 kg. Maşallah gelişimi çok iyi dedi doktorumuz. Karma aşısı yapıldı. Mayıs ayına kontrole gidicez. 2- 2,5 yaşında aşıları yine var, ondan sonra 5 yaşına kadar rahatız inşallah. Aşıyı vurdukta sonra yine ağlaması kesildi. Normalde çocuklar aşıda ve sonrasında ağlar, Kaan aşıdan önce ağlayıp, aşıdan hemen sonrasında susuyor:) Hatta bu defa aşıdan sonra doktora bakıp şirinlik yaptı, güldü, öptü ve baybay yaptı.
Ne zamandan beri çizme, bot falan bakıyordum ama bulamıyordum. Hazır çıkmışken öylesine bi bakalım dedik nasılsa bulamıycam; (Herşey indirime girince, bende biraz geç davranınca herşey seçilip bitmiş oluyor, numaralar olmuyor.) derken bir mağazaya girdik. Çok güzel şeyler buldum, hele bir tanesine bayıldık. Aklımda bir tane almak varken üç tane alıp çıktık. Yani bugün yine şanslı günümdeydim:) Sonra ailecek güzel bir kahvaltıdan sonra eşim bizi eve bırakıp işe döndü. Tabi Kaan bu işe sevinmedi. Dışarı çıkınca eve girmek istemiyor. Şu anda uyuyor kuzucuk. İşte böyle sevgili günlük .
Bu aralar Kaan'ın yaptığı en sevdiğim şey, sabah kalkıp babasını göremeyince ellerini iki yana açıp, ditti baba demesi:))
26 Şubat 2009 Perşembe
25 Şubat 2009 Çarşamba
Kaan'la Geçen Birbuçuk Sene...
Günler geçti... Nasıl geçtiğini anlamayarak tamtamına birbuçuk sene. Dönüp arkama baktığımda, hayatımın en güzel 18 ayı.
Her geçen gününü özlüyorum oğlumun. Mesela ilk doğduğu günki bebek kokusunu. İlk ağlayış, ilk gülüş, o bal dudaklardan dökülen ilk kelimeler, ilk anne, bababa diyiş, ilk sarılış, ilk öpüş...
Resimlere bakıyorum ne çabuk büyüdü. Ne güzel günler yaşadık, yaşıyoruz. Keşke zaman dursa biz hep böyle kalsak.
Günler geçiyor...
İçimde tarifsiz bir hüzün...
Her geçen gününü özlüyorum oğlumun. Mesela ilk doğduğu günki bebek kokusunu. İlk ağlayış, ilk gülüş, o bal dudaklardan dökülen ilk kelimeler, ilk anne, bababa diyiş, ilk sarılış, ilk öpüş...
Resimlere bakıyorum ne çabuk büyüdü. Ne güzel günler yaşadık, yaşıyoruz. Keşke zaman dursa biz hep böyle kalsak.
Günler geçiyor...
İçimde tarifsiz bir hüzün...
20 Şubat 2009 Cuma
Babamızın Doğumgününden Kareler..
16 Şubat eşimin doğumgünüydü. Sürpriz yapıyım dedim herşeyi ayarladım, her zamanki gibi yine beceremedim:( Eşim sürpriz yapma konusunda mükemmel, her sene beni şaşırtıcak birşeyler yapar. Ama ben sanırım bu konuda çok kötüyüm. Neyse fotolara geçiyim en iyisi.
Kaan burda pastaya iştahla bakıyor sanki. Sanırsınız bıraksak hepsini o yiycek. Ama her zamanki gibi biz verdik o tükürdü...

Harun yine bizi habersizce çekmiş.

Pastalar, börekler yenildi, hediyeler verildi, sohbetler edildi. Kaan oraya buraya saldırmaktan yorgun düştü heralde ki kuruldu koltuğuna. Ohhhh değmeyin keyfime biraz tv seyredicem der gibi...
Pastalar, börekler yenildi, hediyeler verildi, sohbetler edildi. Kaan oraya buraya saldırmaktan yorgun düştü heralde ki kuruldu koltuğuna. Ohhhh değmeyin keyfime biraz tv seyredicem der gibi...
Ben her zamanki gibi hediye konusunda zorlandım, yine geçen sene olduğu gibi parfüm almada karar kıldım:)) Nede olsa eşim parfüme bayılıyor.
Daha fazla uzatmayalım günün anlam ve önemi. Savaş'çım iyiki doğdun, iyiki varsın, iyiki bizimsin:) Seni çooook seviyoruz... diyip burada bitiriyorum. Kaan birazdan uyanır. Eli kulağında. Her zamanki gibi işler beni bekliyor.
17 Şubat 2009 Salı
Ankara...
Perşembe günü akşam yemeğe ne yapacağımı düşünürken eşim arayıp iş için Ankara'ya gideceğimizi söyledi.Hemen valizimizi hazırlayıp çıktık yola. Babaanne ve dedemizde bizimle gelince, Ankara'da hala, enişte ve kuzenler olunca değmeyin Kaan'ın keyfine. Üç gün boyunca kucaktan kucağa gezdi. Halasının evini darmadağın etti, kimseden ses çıkmayınca, her yaptığına gülününce iyice kudurdu durdu.
Ankara'da hava yağmurlu ve fırtınalı olunca bizde soluğu alışveriş merkezlerinde aldık. Cumartesi Cepa'ya pazarda Optimuma gittik. Malum cumartesi günü Sevgililer günüydü. Her ne kadar biz sevgililer gününü kutlamıyoruz desekte ben değil ama eşim sağolsun mutlaka birşeyler yapar. Aslında çok güzel başka bir planı varmış ama Ankaraya gelince planlar değişti. Bu seneki sevgililer günü hediyem Mangodan sınırsız alışveriş çekiydi:) Akşamda güzel bir yerde hep beraber yemek yedik.
Bzimki bu tırtıla binince pekte sevinmiş gibi durmuyordu. İki tur bindi. İndikten sonrada bastı yaygarayı... Şimdi bu fotoya bakınca kendimde dahil herkese güldüm. Çocuklar tırtıla binerken çocuklardan çok anne babalar daha mutluydu. Herkesin elinde fooğraf makinesi, çocuklar onlara bakıp gülsünler diye çırpınıp durdular ama hiçbirinin Kaan da buna dahil bir kere bile güldüğünü görmedim. Yani aslında biz kendimizi mutlu ediyoruz:))
Kaan arkasında oturan kızı her zamanki gibi kesti durdu.
Herkes söylüyor bu çocuk çok çapkın olucak diye . Bakar mısınız şuna:))
Biz alışveriş yaparken oda kayanları dikkatle izlemiş. Biz eşimle o kadar rahattık ki. Kaan emin ellerde ve bize hiç pas vermiyor zaten. İlgi alaka halaya ve enişteye. Bizde bunun tadını çıkardık. Bir buçuk senedir hiç bu kadar rahat olmamıştık.
Kaan'ın elinde ne var demeyin; Özgür Amcasının aldığı balon var ama annenin beceriksizliği çekememiş işte. Balonun içinde balonlar vardı. Kaan balona bayıldı, daha önce hiç balon görmemiş gibi mutlu oldu.
Çağla ablasını ve Umut Abisini çok sevdi. Bu arada Kaan'ın ayakkabılarını evde unutunca böyle kucakta gezdi durdu.
Ankara'da hava yağmurlu ve fırtınalı olunca bizde soluğu alışveriş merkezlerinde aldık. Cumartesi Cepa'ya pazarda Optimuma gittik. Malum cumartesi günü Sevgililer günüydü. Her ne kadar biz sevgililer gününü kutlamıyoruz desekte ben değil ama eşim sağolsun mutlaka birşeyler yapar. Aslında çok güzel başka bir planı varmış ama Ankaraya gelince planlar değişti. Bu seneki sevgililer günü hediyem Mangodan sınırsız alışveriş çekiydi:) Akşamda güzel bir yerde hep beraber yemek yedik.
Pazartesi sabah Ankaradan döndük. Savaş'ın doğum günüydü. Akşam için hazırlıkla geçti bütün günüm. Neyse devamı öbür posta artık...
12 Şubat 2009 Perşembe
Yağmur...
9 Şubat 2009 Pazartesi
Form Ye Formda Kal!!!- Bilgisayar Merakı...
Kaan formunu korumak için babasının kendine aldığı mısır ve pirinç patlaklarını sürekli tırtıklıyor. (Burda bi yanlış anlaşılma olmasın eşim kendine alıyor onları. )Mutfakta neyin nerde olduğunu benden daha iyi bilen Kaan'ın bunları bulması zor olmuyor elbette. Boyunun yetişmediği çekmeceler olunca hemen üstüne basıp çıkabilicek birşeyler buluyor. (Mesela bir tencere. ) Bulamazsa anneden yardım istiyor.
Akşam yemekten sonra birşeyler atıştırmak isteyen eşim çekmeceyi boş buluyor. Burdan eşime sesleniyorum şekildede görüldüğü gibi onların hepsini yiyip bitiren ben değilim Kaan... Tamam tamam itiraf ediyorum arada bi Kaan'ın iştahla yediğini görünce bende dayanamayıp bir iki tırtrklıyorum sadece:))))
Bakar mısınız nasılda kaptırmış kendini...

Buda Kaan'ın ev dağıtma yöntemleri. Gazeteler paramparça edilir etrafa özenle dağıtılır. Halılar kaldırılır, gazeteler halının altına döşenir. Anne karışmaz, karınca gibi durmaksızın çalışan oğluşunu hayretle ama itiraf ediyorum hoşuna gide gide seyreder. Kaan'ın dağıtmaktan canı sıkılıncada paşa paşa toplamaya başlar. Aslında bütün günümüzün özeti bu...
Buda Kaan'ın ev dağıtma yöntemleri. Gazeteler paramparça edilir etrafa özenle dağıtılır. Halılar kaldırılır, gazeteler halının altına döşenir. Anne karışmaz, karınca gibi durmaksızın çalışan oğluşunu hayretle ama itiraf ediyorum hoşuna gide gide seyreder. Kaan'ın dağıtmaktan canı sıkılıncada paşa paşa toplamaya başlar. Aslında bütün günümüzün özeti bu...
8 Şubat 2009 Pazar
Çikolatalı Kek Nasıl Yenir?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
