Bunlar Kaan'a aldığımız yeni kitaplarımız.
Bazen odasına giderek eliyle kitapları işaret ediyor. Bi tanesini okumak için elime alıyorum ama o bütün kitapları istiyor.
Sonra bütün kitapları yere seriyor,istediğini alıp incelemeye başlıyor.
Bu kitabı görünce eşim geldi aklıma sporun her türlüsüne bayılır:) Kaan bakalım bu konuda kime benziycek?
31 Ocak 2009 Cumartesi
İlk Bisiklet...
30 Ocak 2009 Cuma
Anneannemler 2 :))
Herkese merhabalar, işte yine ben geldim. Size anlatıcaklarım bitmedi. İşte meraklı ben... Ananemlerde sürekli pencerenin önündeydim. Önce sehpaya ordanda hooooop camın önüne:)
Ananemlerin evinin arka tarafında bir okul var ve çocuklar sürekli top oynuyorlar.
Bende onlara bakıp el sallıyorum onlar beni görmeselerde...
Her yere hooop diye çıkıyorum.
Herşeyi merak edip, herşeyle oynamak istiyorum.
Oynadığım şeyi kimse elimden çekip almıyorsa çok mutlu oluyorum. Mutlu olduğum zamanlarda kimin kucağındaysam onu mutlaka öpüyorum:)

İşte yine ata biniyorum. Harun Abimde yok çok rahatım:)
Daha önce anlatmışmıydım size müzik en sevdiğim şeylerden biri. Müzik dinlemeye dansetmeye bayılıyorum. Burdada davul çalarken görüyorsunuz beni.
Dedem beni çikolataya alıştırdı. Annem bana pek çikolata vermiyordu. Sağolsun dedem sayesinde midem çikolataya doydu. Dedem her akşam bana ve Harun'a hani şu içinden oyuncaklar çıkan yumurtalar var ya onlardan getiriyordu. Hatta ben Harunun yumurtasınıda almak istiyordum ki bu da aramızda küçük bir savaş çıkmasına neden oluyordu.
İşte yine ata biniyorum. Harun Abimde yok çok rahatım:)
27 Ocak 2009 Salı
Anneannemler 1 :)
Çok uzun zaman oldu sizlerle görüşmeyeli. Ne kadar büyümüşüm di mi:) Boyum biraz uzamış ve biraz zayıflamışım, öyle diyorlar. Ama göbişim hala var. Bütün gün ayakta koşuşturuyorum ama bir türlü eritemedim şu göbişi. Neyse bakın ben neler yaptım.Ben size anlatıcam bugün:) Önce Harun abimle paylaşamadığımız atı tanıştırayım size. Adını unuttum ama neyse. Şimdi burda ata binmeye çalışıyorum.
Anne sen sakın karışma bu defa ben binicem ata.
Önce biraz sevelimde atmasın bizi üstünden.
Cici cici cici.......

Bir yerde bir hata yaptım galiba:(((
Neyse hazır Harun Abim burda yokken akülü arabasına biniyim bari.

Annecim böylede çek beni.

Bide kapşonumu takıyımda öyle poz veriyim.

Şimdi nasılım?
Peki ya şimdi:))

Karışmayın şimdi bana ben kendim binmeye çalışıcam.
O taraftan daha rahat binerim heralde.
Birşeyi yaparken zorlanırsam ister istemez dilim dışarı çıkıyor. Anne sakın çekme:((
Az kaldı birazdan oturucam.

Ha ha ha başardım:))))
Şimdi yine biraz yaramazlık yapalım. En sevdiğim mekan koltukların üstü. Bayılıyorum ordan hoppa yapmaya:)

Burda ne kadarda usluyum di mi? Ayrıca çok cool hahaa:)
Saçlarım biraz fazla uzadı babişim kestirmek istemiyor saçlarımı.

Burda Harun Abimi kendi ellerimle besliyorum. Ayrıca ona çokta gülüyorum hala biberon kullanıyor ha ha haa:)

Yine yaramazlık yapıyoruz, yatak dolabının içindeyiz ama çok temkinliyim dolap kapısı kapanınca her an Harun beni sıkıştırabilir. Canım yanınca bende parmaklarımın üzerine basıp ona tokat atıyorum. Hatta elimin ağır olduğunu söylüyorlar:)
Bir yerde bir hata yaptım galiba:(((
Annecim böylede çek beni.
Bide kapşonumu takıyımda öyle poz veriyim.
Şimdi nasılım?
Karışmayın şimdi bana ben kendim binmeye çalışıcam.
Ha ha ha başardım:))))
Burda ne kadarda usluyum di mi? Ayrıca çok cool hahaa:)
Burda Harun Abimi kendi ellerimle besliyorum. Ayrıca ona çokta gülüyorum hala biberon kullanıyor ha ha haa:)
Yine yaramazlık yapıyoruz, yatak dolabının içindeyiz ama çok temkinliyim dolap kapısı kapanınca her an Harun beni sıkıştırabilir. Canım yanınca bende parmaklarımın üzerine basıp ona tokat atıyorum. Hatta elimin ağır olduğunu söylüyorlar:)
Benden bu kadar şimdilik uykum geldi yine uyuycam.Ama merak etmeyin burda bitmedi devam edicek...
22 Ocak 2009 Perşembe
Biz Geldik!!!
Zaman ne kadar çabuk geçiyor. Uzun zaman olmuş yine yazmayalı. Anlatıcak çok şey var ama benim halim yok. Kısaca özetliycek olursam en son postu yazdığım günden bir kaç gün sonra Malatya'ya gitme kararı aldım. Kaan hastaydı ve hiç birşey yemiyordu. Doktorun verdiği ilaçları içmiyordu zorlarsak kusuyordu ve uyumuyordu. Yorgundum, uykusuzdum. Zaten normalde zor bir çocuk olan Kaan bana dünyayı iyice dar etti o sıralar:) Bende soluğu annemin yanında aldım.
Uçak yolculuğumuz o kadar kötü geçti ki hayatımın en kötü yolculuklarından biriydi diyebilirim. Kaan havaalanında da her zamanki gibi yerinde durmadı, beni sürekli peşinden koşturdu... Ben Kaan'ın peşinden koşarken eşimin bana doğum günümde hediye ettiği, içinde Kaan'ın video kayıtlarının olduğu cep telefonum birileri tarafından yürütüldü. Kaan uçağa biner binmez ağlamaya başladı 15-20 dakika boyunca durmadan ağladı. Sonra ağlamaktan yorulunca, ben onu emzirirken uyudu. Sanırım uçak korkusu hep olucak. Artık reklamlarda bile uçak görünce ağlamaya başlıyor.
Malatya her zamanki gibi güzeldi benim için. Bol bol dinlendim, enerji topladım diyebilirim. Sağolsunlar annem ve kızkardeşim hep ilgilendiler Kaan'la. Sadece Kaan'a yemek yedirdim ve su içirdim. (Çok garip ama Kaan sadece benim elimden su içiyor. Ona su veren kişinin elinden tutup bana getiriyor bardağı:) İtiraf ediyorum bu o kadar hoşuma gidiyor ki... )
Bizim gitmemize ilk gün çok sevinen ama sonraki günlerde ''Hala sen kal ama Kaan gitsin''
diyen biricik yeğenim Harun'cuğum vardı birde. Kedi köpek gibi sürekli didiştiler bazende öpüştüler. Bir dakika bile yalnız bırakmadık, bırakamadık onları. Kaan içinde benim içinde iyi oldu bu ani ve plansız gezi. Sonuçta babamızı ve evimizi çok özlemiş olarak geri döndük.
Geri döndük demişken, gidişimiz suskun olmuştu ama dönüşümüz bir o kadar muhteşemdi dermişim. Hayatımda bu kadar çaresiz kaldığımı hatırlamıyorum:)) Kaan uçakları görür görmez ağlamaya, bağırmaya başladı. Benim için dakikalar hatta saniyeler geçmek bilmedi. Susmadı, susturamadım. Yanıma gelip çocuk hastamı diye soruyorlardı. Allah'ım tam bir kabustu:(( Yaklaşık bir saat ağladı durmaksızın. Sonunda uçak kalktıktan 15-20 dakika sonra emzirirken uyudu daha doğrusu yorgunluktan sızdı yavrum.
Bir karar aldım kendi kendime eşim olmadan bir yere gitmek mi? ASLA!!!Bundan sonra bende uçak görmek istemiyorum:)Neyse benden bugünlük bu kadar resimler başka bi zamana inşallah. İşler beni bekler. Tek başına evde yalnız bırakılmış bir koca evi ne hale getirir sizce. Eşimi tanıyanlar bilirler sağolsun çok düzenli ve temizdir kendileri:) İnanın hayal bile edemezsiniz...
Uçak yolculuğumuz o kadar kötü geçti ki hayatımın en kötü yolculuklarından biriydi diyebilirim. Kaan havaalanında da her zamanki gibi yerinde durmadı, beni sürekli peşinden koşturdu... Ben Kaan'ın peşinden koşarken eşimin bana doğum günümde hediye ettiği, içinde Kaan'ın video kayıtlarının olduğu cep telefonum birileri tarafından yürütüldü. Kaan uçağa biner binmez ağlamaya başladı 15-20 dakika boyunca durmadan ağladı. Sonra ağlamaktan yorulunca, ben onu emzirirken uyudu. Sanırım uçak korkusu hep olucak. Artık reklamlarda bile uçak görünce ağlamaya başlıyor.
Malatya her zamanki gibi güzeldi benim için. Bol bol dinlendim, enerji topladım diyebilirim. Sağolsunlar annem ve kızkardeşim hep ilgilendiler Kaan'la. Sadece Kaan'a yemek yedirdim ve su içirdim. (Çok garip ama Kaan sadece benim elimden su içiyor. Ona su veren kişinin elinden tutup bana getiriyor bardağı:) İtiraf ediyorum bu o kadar hoşuma gidiyor ki... )
Bizim gitmemize ilk gün çok sevinen ama sonraki günlerde ''Hala sen kal ama Kaan gitsin''
diyen biricik yeğenim Harun'cuğum vardı birde. Kedi köpek gibi sürekli didiştiler bazende öpüştüler. Bir dakika bile yalnız bırakmadık, bırakamadık onları. Kaan içinde benim içinde iyi oldu bu ani ve plansız gezi. Sonuçta babamızı ve evimizi çok özlemiş olarak geri döndük.
Geri döndük demişken, gidişimiz suskun olmuştu ama dönüşümüz bir o kadar muhteşemdi dermişim. Hayatımda bu kadar çaresiz kaldığımı hatırlamıyorum:)) Kaan uçakları görür görmez ağlamaya, bağırmaya başladı. Benim için dakikalar hatta saniyeler geçmek bilmedi. Susmadı, susturamadım. Yanıma gelip çocuk hastamı diye soruyorlardı. Allah'ım tam bir kabustu:(( Yaklaşık bir saat ağladı durmaksızın. Sonunda uçak kalktıktan 15-20 dakika sonra emzirirken uyudu daha doğrusu yorgunluktan sızdı yavrum.
Bir karar aldım kendi kendime eşim olmadan bir yere gitmek mi? ASLA!!!Bundan sonra bende uçak görmek istemiyorum:)Neyse benden bugünlük bu kadar resimler başka bi zamana inşallah. İşler beni bekler. Tek başına evde yalnız bırakılmış bir koca evi ne hale getirir sizce. Eşimi tanıyanlar bilirler sağolsun çok düzenli ve temizdir kendileri:) İnanın hayal bile edemezsiniz...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
